Akıl hastalığı bir sağlık sorunudur. Düşüncelerinizi, ruh halinizi veya davranışınızı, günlük görevleri yönetme yeteneğinizi ve çevrenizdeki dünyayı algılama şeklinizi etkileyebilir.
DSM-5’te Akıl Hastalığı Tanımı
Akıl hastalığını spesifik olarak tanımlamak zor olduğundan, hem bu hastalık hem de onunla yaşayan insanlar hakkında sıklıkla yanlış anlaşılmalar vardır. Çoğunlukla olumsuz ve yanlış olan kalıplaşmış cümleler, akıl hastalığının gerçekte ne olduğuna dair algıyı bulanıklaştırır. Akıl hastalığını tanımlamada ve dolayısıyla onu anlamada önemli bir araç, Zihinsel Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskıdır (DSM-5).
DSM-5’in resmi akıl hastalığı tanımı şu temel ilkeleri içerir:
- Sıkıntı klinik olarak anlamlıdır (belirli bir bozukluğa ilişkin tüm tanı kriterlerini karşılamaktadır);
- Düşünce, duygusal düzenleme ve/veya davranış alanlarında işlev bozukluğunu (bozulmuş veya anormal işlevsellik) yansıtan bir sorun olması;
- Kişinin sosyal, mesleki, eğitimsel veya diğer önemli faaliyetlerde ciddi bir sıkıntı veya sakatlık yaşaması;
- Kayıp gibi aşırı bir stres etkenine beklenen ve kültürel olarak onaylanan bir tepki, zihinsel bir bozukluk değildir çünkü bir işlev bozukluğundan ziyade, bir stres etkenine verilen uygun ve geçici bir tepkidir.
Akıl hastalığının belirtileri nelerdir?
Her tür akıl hastalığının farklı belirtileri vardır.
Örneğin
aşırı diyet yapmak birisinin yeme bozukluğu olduğunun işareti olabilir veya sesler duymak psikoz belirtisi olabilir . Doğumdan sonra devam eden umutsuzluk hissi, doğum sonrası depresyonun bir işareti olabilir . Depresyonlu kişiler kalıcı bir üzüntüye veya moral bozukluğuna sahip olabilirlerken, Anksiyetesi olan kişilerin ise sıklıkla aşırı endişeleri veya korkuları vardır. Bazen bu kişilerin kaygı duyguları görünürde hiçbir sebep olmadan ortaya çıkabilir.
Bir kişinin düşüncelerinde, ruh halinde veya davranışlarında meydana gelen ciddi değişiklikler, onun bir akıl hastalığına sahip olduğunun işareti olabilir. Değişiklikler ani olabilir veya uzun bir süre içinde yavaş yavaş ortaya çıkabilir. Genellikle hayatla iyi başa çıkan bir kişi, normal aktivitelerini yapmakta zorluk çekmeye başlayabilir. Bu değişiklikler kendilerinin veya sevdiklerinin sıkıntı yaşamasına neden olabilir. Bu belirtiler bir akıl hastalığına işaret ediyor olabilir.
İşte dikkat etmeniz gereken bazı akıl hastalığı belirtileri:
- Olağandışı veya mantıksız düşünceler
- Mantıksız öfke veya sinirlilik
- Konsantrasyon ve hafıza zayıflığı, bir konuşmayı takip edememe
- Kimsenin duyamayacağı sesleri duymak
- Artan veya azalan uyku
- İştah artışı ya da düşüklüğü ya da yiyecek, kalori ya da aşırı egzersiz üzerinde kontrol sahibi olma ile meşgul olma
- Motivasyon eksikliği
- İnsanlardan uzaklaşmak
- Hayatın yaşamaya değer olmadığı hisleri veya intihar düşünceleri
- Ölüm ya da din gibi bir konuya takıntılı olmak
- Kişisel hijyene veya diğer sorumluluklara dikkat etmemek
- Okulda veya işte her zamanki gibi çalışamamak
Akıl hastalığına ne sebep olur?
Araştırmacılar hâlâ akıl hastalığına neyin sebep olduğunu anlamaya çalışıyor. Tek bir neden yoktur ve çoğunlukla faktörlerin karmaşık bir karışımıdır. Bunlar genetiği ve nasıl büyüdüğünüz gibi sosyal öğrenmenin yönlerini içerebilmektedir.
Bu faktörlerin bazı örnekleri şunlardır:
- Genetik faktörler: Akıl hastalığına sahip yakın bir aile üyenizin olması, akıl hastalığına yakalanma olasılığınızı artırabilir. Ancak aile üyelerinden birinin akıl hastası olması diğerlerinin de olacağı anlamına gelmez.
- Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı: ( bipolar bozukluk ) veya bir psikoz dönemini tetikleyebilir
- Diğer biyolojik faktörler: Bazı tıbbi durumlar veya hormonal değişiklikler zihinsel sağlık sorunlarına neden olabilir.
- Çocukluktaki yaşam ortamı: Olumsuz çocukluk deneyimleri bazı akıl hastalıkları riskini artırabilir. Olumsuz çocukluk deneyimlerine örnek olarak istismar veya ihmal verilebilir.
- Travma ve stres: Yetişkinlikte travmatik yaşam olayları veya devam eden stres, akıl hastalığı riskini artırabilir. Sosyal izolasyon , aile içi şiddet , ilişkilerin bozulması , mali veya işle ilgili sorunlar gibi sorunlar ruh sağlığını etkileyebilir. Savaş bölgesinde yaşamak gibi travmatik deneyimler travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) riskini artırabilir.
- Kişilik faktörleri: Mükemmeliyetçilik veya düşük özgüven gibi bazı özellikler depresyon veya anksiyete riskini artırabilir.

